7 Şubat 2011 Pazartesi
Erkek olmak ve Kadının bilinçsiz zorlukları
Şubat 07, 2011
| By
........
|
Kadının mı yoksa erkeğin mi yaşantısı zordur? Bu sorunun cevabını çoğumuz merak etmişizdir.Fakat kafamızın bir köşesine atıp bu sorunun peşinden koşmayışımızdan sorunun cevabını bir türlü bulamamışızdır.
Kadın olmanında zorlukları vardır erkek olmanında.Peki ya hangisi daha zordur?
Kadın olmanın zorlukları kadınların kendileri tarafından kendi elleriyle oluşturdukları zorluklardır(fiziksel olanlar hariç).şöyle ki;
Bireyin karar ve eğilimlerine ait kişilik şekillenmesi ailede oluşturulur.ve ailede çocuğun yetiştirilmesiyle en yakından ilgilenen birey de annedir.Anneler dişidir;kadındır.Eğer biri kız biri erkek 2 çocuğunuz varsa ve kızınıza yasakladığınız şeyleri oğlunuzun yapmasına izin veriyorsanız baştan kadın olmayı onun için zorlaştırıyorsunuzdur ve oğlunuza erkek olduğu için kadınlardan daha şanslı olduğunu ve düzenin bu şekilde işlediğini empoze ediyorsunuzdur.Oğlunuzun kız arkadaşıyla tanışırken kızınıza bacaklarını kırarım seni derseniz de aynısı geçerli olur.İlk başta daha miniminnacıklarken o eşitliği ve bilinci yine kazandıracak olan anneler kadınlardır.Tek oğlunuz yada tek kızınız olması da bu bilinci yerleştirmeniz için yeterlidir.Önemli olan doğru olanın ne olduğunu onlara anlatabilmektir.Etrafınıza baktığınızda düzenin aslında erkeklerdense kadınlar tarafından bu şekilde şekillendirildiğini rahatça görebiliriz.
Bireyin karar ve eğilimlerine ait kişilik şekillenmesi ailede oluşturulur.ve ailede çocuğun yetiştirilmesiyle en yakından ilgilenen birey de annedir.Anneler dişidir;kadındır.Eğer biri kız biri erkek 2 çocuğunuz varsa ve kızınıza yasakladığınız şeyleri oğlunuzun yapmasına izin veriyorsanız baştan kadın olmayı onun için zorlaştırıyorsunuzdur ve oğlunuza erkek olduğu için kadınlardan daha şanslı olduğunu ve düzenin bu şekilde işlediğini empoze ediyorsunuzdur.Oğlunuzun kız arkadaşıyla tanışırken kızınıza bacaklarını kırarım seni derseniz de aynısı geçerli olur.İlk başta daha miniminnacıklarken o eşitliği ve bilinci yine kazandıracak olan anneler kadınlardır.Tek oğlunuz yada tek kızınız olması da bu bilinci yerleştirmeniz için yeterlidir.Önemli olan doğru olanın ne olduğunu onlara anlatabilmektir.Etrafınıza baktığınızda düzenin aslında erkeklerdense kadınlar tarafından bu şekilde şekillendirildiğini rahatça görebiliriz.
Erkek olmanın da zorlukları söz konusu,mesela herşeyin sizden beklenmesi bütün maddi ve güç gerektiren şeyleri sizin yapmanız.Zaten erkekler kadınlara oranla erken ölüyorlar belki çok yüzeysel ama bu bile ne kadar yorulduklarının bir ibaresi.
Genellikle gözlenen bütün toplumlarda erkeklere yüklenen duygular, sorumluluklar hemen hemen aynıdır.Erkeklerin insan oldukları gerçeği unutularak bazı duyguların yaşanması onlara adeta yasaklanmıştır.Çocukluklarından itibaren bu yasaklar onlara önce anne ve babaları sonra da toplum tarafından öğretilir.
Örneğin erkekler ağlayamaz!Ağlarlarsa bu onların zayıf oldukları anlamına gelirki toplum için bu kabul edilmez bir durumdur."Güçlü erkek ağlamaz";Yumuşak tepkiler veren erkeklerde yargılanırlar.Yumuşaklık kadınlara özgüdür,böyle davrandıklarında erkekler "Sen kadınmısın?" sorusuyla karşılaşırlar.Erkekler sert mizaçlı olmalıdır.
Tüm bunlar dikkate alındığında kadın erkek ilişkilerindeki iletişimsizliğin ne anlama geldiği açıktır.Kadınlar,kendileri olma özgürlükleri ellerinden alınmış erkeklerle beraberliklerinde mutsuzluk yaşamaktadırlar.Birlikte oldukları erkeklerden sorumluluklarını yerine getirmelerini beklemektedirler.Oysa erkeklerse kendilerine yüklenen sorumluluklar altında kendilerininin anlaşılmasını beklerler.Ve iletişimsizlik sürer gider.
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(Atom)

12 yorum:
yinede kadın olmak daha zor :)
her birinin kendine özgü zorlukları vardır yalnız şunu diyebilirim ki erkek olmanın güzellikleri tartışılmaz kadın olmanın güzelliklerinden daha güzeldir :)
Katılmadığım bir nokta var.
''Erkeklerse kendilerine yüklenen sorumluluklar altında kendilerininin anlaşılmasını beklerler'' de ne demek oluyor? Olaylarının büyümesindeki sebep, soru işaretlerinin giderilmemesi yüzündendir.
Bir olay olduğunda kadın istediği sorulara cevap alamadığı için sorun çıkar. Ki yıpranan yine erkek değildir. Erkek düşünüp tartıp anlasaydı, kadınıda bu anlaşmazlığa sürüklemezdi. Erkeklerin yüzeyselliği yüzünden oluyor aslında tüm hepsi. Kadınlar değer verdiklerine karşı hassas olduklarından enine boyuna düşünüyorlar her şeyi.
Erkeklerin bu kadar çabuk ölmesi falan, palavra. Allaşkına, kaç erkek gördün aşk acısıyla kendini yıpratan, kendini ordan oraya atan, bir kadının yaptığı tek bir davranışı neden yaptı acaba diye düşünen, delicesine kıskandığı için gidip o adamı dövmek yerine neden böyle diye kendini sorgulayan.
Düz mantık erkekler yani.
Döver, kırar, kızar, bitirir...
Düşünce dehlizleridir insanı yıpratan.
Aldığı sorumluluklar düşünce bunalımlarının yanında çerez.
orası kesin
liella: bu konuya değindiğim iyi mi oldu kötü oldu bilmiyorum yalnız bunu kendi açımdan anlatmak istedim.
Sende kendince haklı olabilirsin.. birde şu vardır yarası olan gocunur benim yaram bu türlü senin ki farklı bir yara.
Bu konuyu o yüzden tartışmak istemiyorum.Bi yere varamayacağız sonunda.
düşüncene saygı duyarım..
zor iş.
karmaşık.
ama dünyanın en tatlı şeyi kadın erkek ilişkisi.
:)
işte bunu da biz erkekler anlayamıyoruz.
Eğer tüm erkekler bunu anlayabilseydi abazalık diye bir terim ortaya çıkmazdı ve bütün çiftler mutlu olur anlaşmazlık olmazdı.
:)
zaten ilişkide sorun erkekte.
Eğer buna katılırsam yazdığımın bir anlamı kalmaz. :)
:)
mimin var bende.
bende kısmen bu konuya farklı bir yanından değinmitim yakın bir zamanda.Söylediklerin çok doğru sadece şu husus hariç bayanların üstünde etken bir erkek baskısı var her daim o yüzden kadınların elinde gibi görünen o hani yetiştirmeden başlayan eğitim ve ahlak süreci var ya işte o husus biraz baskı altında verildiğinden tam düşündüklerini aşılayamadığı da olur annelerin.Çaresizlik acizliğin hüküm sürdü psikolojik baskılarda vardır...
Yani görünmez elin başrol oyuncuları aslında erkeklerdir.Ataerkil toplum yapımızdan yola çıkarak bunu görmek mümkün...