23 Temmuz 2011 Cumartesi
o yalnızlığını kutsal birşey olarak görüyordu.hakkıyla kazandığı bir şeref madalyası gibi.
onu hayattan koruyan bir pelerin gibi.''yalnızlık'' demek o demekti.bu hali çevresindekilerin onu küçük görmelerine neden oluyordu.oda farkındaydı,dünya aya ışık saçmıyordu.belki hiç birşey vermeyip,hiç  birşey almadığı içindi.ama sonuçta bu artık dayanılmaz bir hal almıştı.bulabildiği arkadaşlar ya hayaliydi yada soyları tükeniyordu.o artık bunların yetmeyeceği bir noktada duruyordu.sonra bir çocukla tanıştı.cana yakındı,hüzünlüydü ve ona kendi yalnızlığını hatırlatıcak şekilde yalnızdı.bir erkeğin kaybetmemesi gereken şeyleri kaybetmişti.bildikleri vardı.ona da öğretti.ve o dedi ki ''belki arkadaşlık denen şey budur''..belki.bir anlık birşeydi.daha yeni başlamıştılar.ama o birkaç uzun kış günü boyunca çocuk ona birçok şey vermişti.hayatına devam etmesine yeterdi.peki o çocuğa ne vermişti?bir sayfa dolusu cümle.belki çok şey değildi.ama onun için yeter diye umuyordu.